
“Ya Neslihan, sen çok güzel bir kadınsın. Kocan seninle hiç ilgilenmiyor mu?” diye soruyorlardı.
Boyuma ve fiziğime oldukça dikkat ederdim. Bir kilo alsam hemen geri verirdim. Kocamdan ilgi görmüyordum ama dışarıda ilgi oldukça fazlaydı. Kendimi övmek gibi olmasın, güzel ve bakımlı bir kadındım. Boyum, fiziğim, yüzüm ve duruşumla dikkat çekiyordum.
Kocamın İlgisizliği ve Değişen Hayatım
Kapalı bir kadındım ama bu durum çekiciliğimi azaltmıyordu. Çarşıda, pazarda insanların ilgisini hissediyordum. Bazen küçük bir iltifat, bazen bir bakış, bazen de beklemediğim bir hediye beni şaşırtıyordu.
Elbette bana yaklaşan herkesin niyetinin aynı olmadığını zamanla öğrendim. Benim de geçmişte yaptığım yanlışlar olmuştu. Bazen kendi kendime, “Biz bu evlilikte iki çocuğu nasıl büyüttük?” diye düşünüyordum.
Artık 42 yaşında, olgun ve hayat tecrübesi olan bir kadındım. Buna rağmen güzelliğimin ve çekiciliğimin değişmediğini düşünüyordum. Çevremde bana ilgi gösteren insanlar vardı. Bu yüzden eskisi gibi oturup kocamın eve gelmesini beklemiyordum.
19 Yaşındaki Ayaz’ın Beklenmedik İlgisi
Ayaz, 19 yaşında genç bir delikanlıydı. Benim oğlumla da oldukça ilgiliydi. Antrenmanlara gidiyor, oğluma abilik yapıyordu. Bu nedenle evimize sık sık gelirdi.

Kocam ise onun neden bu kadar sık geldiğini bile sormazdı. Ayaz’ın annesiyle de aramız çok iyiydi. Ailelerimiz birbirini tanıyordu.
Bir gün evde otururken telefonum çaldı. Arayan Ayaz’dı.
“Neslihan yenge, müsait misin?” diye sordu.
“Müsaitim Ayaz, söyle bakalım.” dedim.
“Seninle konuşabilir miyiz?”
“Tabii, söyle.”
“Telefonda değil, yüz yüze konuşmak istiyorum.”
“Olur, evdeyim. İstersen gel. Bir sorun mu var?” diye sordum.
“Yok yenge, sadece konuşmak istiyorum. Yalnız mısın?”
“Evet, yalnızım.” dedim.
Ayaz’ın Bana Aşkını İtiraf Etmesi
Bir süre sonra kapı çaldı. Kapıyı açtığımda Ayaz’ı elinde çiçek ve çikolatayla görünce şaşkına döndüm. İçeri davet ettim. Oturduk ama bir türlü söylemek istediği konuya giremiyordu.
“Ayaz, açık konuş. Hiçbir şey anlamadım.” dedim.
Biraz duraksadıktan sonra yüzüme baktı.
“Neslihan yenge, ben sana âşığım.” dedi.
Bir anda gülmeye başladım. Böyle bir itiraf beklemiyordum.
“Ay Ayaz! Hem bana yenge diyorsun hem de âşığım diyorsun. Oldu mu şimdi bu?” dedim.
Ardından şaka yaparak, “Ne yani, annenle baban bu akşam beni istemeye mi gelecek?” diye sordum.
Ayaz biraz bozuldu. Ben de daha ciddi bir ses tonuyla konuştum.
“Ayaz, olacak iş mi bu? Sen kaç yaşındasın?”
“19 yaşındayım yenge.”
“Ben de 42 yaşındayım Ayaz. Sen kendi yaşına uygun birilerine bakmalısın.” dedim.
“Hiç mi şansım yok Neslihan yenge?” diye sordu.
“Maalesef hiç şansın yok Ayaz.” dedim.
Elimi tutup öptü. Ben de gülümsedim.
“Bak, bu konuştuklarımızı kimse duymasın.” diye tembih ettim.
“Merak etme yenge, kimseye söylemem. Zaten sana söyleyene kadar ter döktüm.” dedi.
“İyi o zaman. Çiçekleri ve çikolataları alıyorum ama bu konuşma hiç olmamış gibi davranacağız.” dedim.
Bir süre sonra Ayaz’ı uğurladım.
Ayaz’ın Vazgeçmeyen Bakışları
O günden sonra Ayaz’ın bakışları değişmişti. Annesiyle birlikte oturduğumuz zamanlarda bile kimseye çaktırmadan bana bakıyor, bazen de sessizce “Hiç mi şansım yok?” diye soruyordu.
Ben de her seferinde gülümseyerek, “Maalesef Ayaz.” diyordum.
Doğrusu, bana böyle bir itirafta bulunması şaşırtıcıydı. Israrını doğru bulmasam da gördüğüm ilgi uzun zamandır unuttuğum bazı duyguları hatırlatıyordu.
Bazen Ayaz, annesini ve beni akşamları dondurma yemeye götürüyordu. Sohbet ediyor, gülüyor, birlikte vakit geçiriyorduk. Arada göz göze geldiğimizde bana tatlı bir gülümsemeyle bakıyordu. Ben de gülümseyip konuyu değiştiriyordum.
Düğün Sonrası Ayaz’la Karşılaşmam
Bir akşam Ayaz’ın annesiyle birlikte bir düğüne gittik. Düğünden sonra annesinin evine uğradım. Biraz oturup sohbet ettikten sonra kalktım ve kendi evime doğru yürümeye başladım.
Yolda Ayaz’la karşılaştım. Beni görünce gülümsedi.
“Yenge!” diye seslendi.
“Ne var, ne oldu benim küçük hayranım?” dedim gülerek.
Ayaküstü konuşmaya başladık.
“Annendeydim, şimdi eve gidiyorum.” dedim.
Ayaz yine o tanıdık gülümsemesiyle yüzüme bakıyordu. Onun ne söyleyeceğini az çok tahmin ediyordum. Ancak bu kez konuşmamızın nasıl ilerleyeceğini bilmiyordum.
“`